Pazar , Kasım 29 2020
Son Haberler
Anasayfa / Soru Cevap / ‘Kaç git’ cümlesinin Türkçe’de anlam özellikleri neler?

‘Kaç git’ cümlesinin Türkçe’de anlam özellikleri neler?

Sponsorlu Bağlantılar

‘Kaç git’ cümlesinin Türkçe’de anlam özellikleri neler?
1. SÖZCÜKTE ANLAM

1.1. SÖZCÜKTE ANLAM ÖZELLİKLERİ
Sözcük dilin anlamlı veya gramer vazifeli en küçük birimidir.
Türkçe’deki sözcüklerin çoğu tek başına kullanıldıklarında bir anlam taşır. Bazı sözcükler ise cümle içinde anlam kazanır. Bunlar edatlar, bağlaçlar ve ünlemlerdir: Fakat, ama ,için, gibi, kadar, ah, vah…
Türkçedeki sözcüklerin çoğu yalnızca bir anlama gelmez. Sözcüklerin cümle içerisinde kazanabilecekleri anlamları şöyle sıralayabiliriz:

1.1.1. Gerçek Anlam:
Bir sözcüğün herkes tarafından bilinen ilk ve temel anlamıdır. Sözcüklerin birden fazla anlamları olabilir. Yan anlam da temel anlama dahildir.
Temel Anlam:
*Bir sözcüğün zihnimizde çağrıştırdığı ilk anlam temel anlamdır.
“Kırmak” sözcüğünün temel anlamı “Bölmek, parçalamak”tır.
Yan Anlam:
*Sözcüğün temel anlamına bağlı olarak zaman içerisinde kazandığı anlam yan anlamdır.
“Çantama koyduğum fotoğraflar kırılmış.” cümlesinde kırılmış sözcüğü “kırışmak” anlamında kullanılmıştır.

1.1.2. Mecaz Anlam:
Bir sözcüğün bir ilgi ya da benzetme sonucu gerçek anlamın dışında başka sözcük ya da kavram yerine kullanılmasına mecaz anlam denir.
Keşke kalbini kırmasaydım.
Örnekler:
Gerçek Anlam Mecaz anlam
1 Ağzımda yara olduğu için doktora gittim.
Olaylar karşısında hemen ağız değiştirdi.
2 Denizden topladığım taşlar çok güzel.
Bu sözlerle seni taşlıyor, her hâlde.
3 Çocuğun elini tut.
Tartışmada Ali’yi tuttu.
4 Yağ lekesi çıkmaz.
Alnındaki leke asla silinmeyecek.
5 Ateş yakıp ısındılar.
Bu yaptıklarınla çocuğunu ateşe atıyorsun.
6 Kesirin pay ve paydası birbirine eşit.(Matematik)
Seninle ortak paydamız var.(Mecaz anlam)
7 Yapılan çalışmalar iki ülke arasında kültür köprüsü kurmuştur.(Mecaz)
Dişleri arasına köprü yapılmış.(Diş hekimliği.)

1.1.3. Terimsel Anlam:
Bir bilim, sanat, meslek ya da spor dalıyla ilgili özel kavramları karşılayan sözcüklere terim anlamlı sözcükler denir.
Kafiye, redif, hikâye (Edebiyat); açı, apsis, payda(Matematik); molekül, atom(Kimya); korner, penaltı(Futbol)…
Yaptığı açıklamadan konuya bakış açısının çok farklı olduğunu gördük.(Mecaz Anlam)

1.1.4. Eş Anlamlı (Anlamdaş sözcükler)
Yazılışları farklı anlamları aynı olan sözcüklere eş anlamlı sözcükler denir.
Ak-beyaz, al-kırmızı, yel-rüzgar, ayakkabı-pabuç…

*Bir sözcüğün başka bir sözcükle eş anlamlı olması o sözcüğün cümle içerisinde kazandığı anlama bağlıdır.

sene-yıl:
Bu sene yağmur boldu.
Bu yıl yağmur boldu.
bol-geniş:
Bu elbiseler sana çok bol olur.
Bu elbiseler sana çok geniş olur.

Fakat: Bu sene yağmur boldu cümlesi; bu sene yağmur genişti, şeklinde ifade edilemez.

Fiillerin olumsuzlarıyla zıt anlamlıları bir birine karıştırılmamalıdır.”Gülmek” fiilinin zıt anlamı “gülmemek” değil “ağlamak”tır.

1.1.5. Eş Sesli Sözcükler
Yazılışları aynı anlamları farklı olan sözcüklerdir.
Gül en sevdiğim çiçektir. Söylediklerine herkes güldü.
Sınava hangi daldan giriyorsun? (branş)
Yine derin düşüncelere dalmış. (hayal) Dalgıçlar suya daldı. (suya girmek)
Uç, ak, çay, kurt, geç, saç, yaz, taş, at… sözcükleri eş sesli olarak kullanılabilir.

1.1.6. Yakın Anlamlı Sözcükler
Eş anlamlı gibi göründükleri hâlde aralarında anlam farkı bulunan sözcüklerdir.
Vitrindeki elbiseyi çok beğendim.(Sevdim.)
Dolapta su kalmamış.(Bitmiş, tükenmiş.)
Taşı attı.(Fırlattı.)

1.1.7. Karşıt (Zıt) Anlamlı Sözcükler
Anlamca bir birine zıt olan kavramları karşılayan sözcüklerdir.
Uzun x kısa, siyah x beyaz, aç x tok, büyük x küçük, sıcak x soğuk, eski x yeni, düşmek x kalkmak, gelmek x gitmek, ağlamak x gülmek…

1.1.8. Uzak Anlamlı Sözcükler
Karşıt anlamlı gibi göründükleri hâlde karşıt anlamlı olmayan sözcüklerdir.

Gülmek & üzülmek, sevinmek & ağlamak…
Güzel bir gün geçirdik.& Kötü bir gün geçirdik.

1.1.9. Genel ve Özel Anlam
Anlam olarak varlıkların tümünü kapsayan sözcüklere genel anlamlı sözcükler, tek bir varlığı kapsayan sözcüklere de özel anlamlı sözcükler denir.

Metin-paragraf-cümle-sözcük
Varlık-canlı-bitki-çiçek-gül
(Genelden Özele)

*Genellik ve özellik ancak bir sıralama içerisinde belirginleşir.
Meselâ; çiçek, papatyaya göre genel, canlıya göre özeldir.

1.1.10. Somut ve Soyut Anlam
Beş duyu organı vasıtasıyla algılayabildiğimiz varlıkları karşılayan sözcüklere somut anlamlı sözcükler algılayamadıklarımıza soyut anlamlı sözcükler denir.

Sözcükler kullanıldıkları yere göre soyut ya da somut anlam kazanabilirler
Somut:
Taş, kapı, insan, hava, ısı, ışık, ses rüzgâr…
Soyut:
Sevgi, dostluk, kin, nefret, öfke, mutluluk…
Sıcaklar başlayınca havadaki nem oranında önemli bir artış oldu.(Somut)
Sen bu işten havanı alırsın dostum, dedi.(Soyut)
Sözcükler kullanıldıkları yere göre hem soyut hem de somut anlamlı olabilir.
Çektiğim acıları bir ben bilirim.
Yemeğin acısı fazla olmuş.

1.1.11. Yansıma Yoluyla Oluşan Sözcükler
Tabiat taklidi olarak yapılan sözcüklere denir.
Tık  Tıkırtı Şır Şırıltı
Gürültü, fısıltı, miyavlamak…
Parıltı ve ışıltı görsel yansımalardır.

1.1.12. İkilemeler
Anlatıma güç katmak, anlatılanı vurgulamak amacıyla iki sözcüğün yan yana kullanılmasıyla oluşurlar. İkilemeler çeşitli yollarla yapılırlar.

a Aynı sözcüğün tekrarıyla:
Uzun uzun, yavaş yavaş.
b Eş ya da yakın anlamlı sözcüklerle:
Doğru dürüst, eş dost, kılık kıyafet.
c Zıt anlamlı sözcüklerle:
İyi kötü ,aşağı yukarı, er geç.
d Biri anlamlı biri anlamsız iki sözcükle:
Yarım yamalak, ufak tefek, eski püskü
e Anlamsız sözcüklerle:
Ivır zıvır, abur cubur,
f İkinci sözcüğe “–m” sesi getirilerek yapılan ikilemeler: Ev mev, acak macak, para mara
g Yansıma ve ünlemlerle yapılan ikilemeler: Şırıl şırıl, tüh tüh, vah vah
h Sayılardan oluşanlar: Üç aşağı beş yukarı, bir deri bir kemik, yedi iklim dört bucak
ı mi edatıyla yapılanlar: Güzel mi güzel, yeni mi yeni
i Tamlama şeklinde olanlar: Güzeller güzeli, iyiler iyisi
j Bağlaçlarla yapılanlar: Ev de ev, güldü de güldü

İkilemeler parçalanamaz söz öbekleri olduğundan sözcüklerin yerleri değiştirilemediği gibi sözcüklerin arasına noktama işaretleri de konulamaz
Onun arabası var güzel mi güzel.

2. SÖZCÜKLERDE ANLAM OLAYLARI

2.1. AD AKTARMASI

Benzetme amacı gütmeden bir sözcüğün başka bir sözcük yerine kullanılmasıdır.
1 Parça-bütün ilişkisi:
Bir varlığın parçası söylenerek bütünü anlatılmak istenir.
Motor kıyıya yanaştı.(Kayık)
Beni utandıran o gözlerdi.(İnsan)
Ünlü kalemler bir araya geldi.(Yazar)
Vapur Üsküdar’a yanaştı.(İskele)

2 İç-Dış ilişkisi:
Dıştaki söylenerek içteki, içteki söylenerek dıştaki kast edilir.
Sobayı yak.(İçindeki odunları vs.)
Ayaklarını çıkarmadan girme. (Pabuç)
Çok harareti vardı, tam üç bardak içti.(Su)
İki tabak yedi.(Yemek)
3 Sebep-sonuç ilişkisi:
Akşama doğru bereket yağdı.(Yağmur)
4 Yer-yönetim ilişkisi:
Ankara olaya tepki gösterdi.(Meclis)
5 Yön-insan ilişkisi:
Doğu ile Batı zamanla bir birine kaynaşıyor.(İnsanlar)
6 Sanatçı-eser ilişkisi:
Konferansın bitiminde bize Akif’i okumamızı önerdi.(Eserleri)

2.2. DEYİM AKTARMASI
İki kavram arasındaki benzerlik ilişkisinden yararlanarak birinin adını diğerine vermektir. Temelde benzerlik söz konusudur.

*İnsanla ilgili özelliklerin doğaya aktarılması:
Masanın gözünde makas var.
Gemiler Boğaz’dan geçiyor.
Gece yarısı kör kuyuya düşmüş.
Kapının kolu, ölü deniz, kör bıçak

*Doğayla ilgili kavramların insana aktarılması:
Onun ne keçi olduğunu sen bilmezsin.(inatçı)
O tilkiden hiçbir şeş kaçmaz.(kurnaz)
Böyle pişkin adam görmedim.(umursamaz)
Yumuşak birine benziyor.(mülayim)

Somutlaştırma:
Soyut, anlaşılması güç duygu ve düşüncelerin somut kavramlarla anlatılmasıdır.
Senin bu kadar taş kâlpli olduğunu bilemezdim.(Zalim)
Hislerimi ayaklar altına aldı.(İyi beklentilere cevap vermemek anlamında.)
Bu konu çok iyi kavranılmalı.(Kavramak tutmak anlamında.)
Duyularla ilgili kavramlar arasında aktarmalar:
Annemin yumuşak sesi duyuldu.(Şefkatli)
Öğretmenin sert bakışı çocuğu korkuttu.(Kızgınlık)
Öz evlâdından duyduğu acı sözlerle yıkıldı.(Kızgınlık)

2.3. DOLAYLAMA
Bir sözcükle anlatılabilecek bir kavramı bir den fazla sözcükle anlatmaya dolaylama denir.

*Bir anlatımın dolaylama olabilmesi için yaygın bir söyleyişe sahip olması gerekir.
Türkiye’nin kâlbi Ankara
Çağ açan komutan Fatih
Beyaz perde Sinema
Yavru vatan Kıbrıs
Kara elmas Kömür
Bacasız sanayi Turizm

2.4. GÜZEL ADLANDIRMA
Kötü his ve duygu uyandırabilecek kavramları farklı sözcüklerle karşılamaktır.

Verem ince hastalık
kusmak istifra etmek
cin-peri iyi saatlede olsunlar
ölmek beka diyarına gitmek

2.5. ANLAM DARALMASI
*Bir sözcüğün kapsadığı anlamlardan bir ya da bir kaçını kaybetmesidir.
Oğlan kelimesi eskiden hem erkek hem de kız evlat için kullanılırken günümüzde sadece erkek evlat için kullanılmaktadır.

2.6. ANLAM GENİŞLEMESİ
*Bir sözcüğün kapsamına yeni anlamların girmesidir.
Yıldız Film yıldızı, selpak, tursil

Sponsorlu Bağlantılar

2.7. ANLAM BAŞKALAŞMASI
*Bir sözcüğün eski anlamından sıyrılarak yeni anlamlar kazanmasıdır.
Üzmek sözcüğü Göktürk yazıtlarında kırmak, kesmek iken günümüzde hoşnutsuzluk anlamında kullanılmaktadır. Yine ukalâ sözcüğü Osmanlı Türkçesi’nde akıllılar anlamında iken günümüz Türkiye Türkçesi’nde kendini beğenmiş anlamında kullanılmaktadır.

Hakkında Serkan

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Scroll To Top